21 Kasım 2010 Pazar

ÇOCUK DÜNYASININ ŞİİRİ


Her şey çocuklar için… Onlar umudumuz, geleceğimiz, yarınlarımız… Daha güzel bir dünya, daha güzel bir yaşam için önce çocuklardan başlamak gerekiyor. Çocukların düşlerle dolu evrenlerine yepyeni düşler katarak onları yaşam, sanat ve insan sevgisi gibi değerlerlerle donatmak; yepyeni bir dünyanın temellerini atmak anlamına da geliyor. Çocuklardan başlamak gerek yarınları kurmaya; çocuklarla el ele yürümek gerek en yüce değerlere…
Bu çabayı somutlaştırmanın en güzel yolu,  nitelikli kitaplar sunarak çocuklarda okuma sevgisini geliştirmek ve dolayısıyla yaşamı yüceltmek, yaşama yepyeni anlamlar katmaktır bence. “Çocuk okuru olmayan bir ülkenin yetişkin okuru da olamaz” sözü bilinen bir gerçeğin en somut ifadesidir. Çocuklarda okuma sevgisini kazandırmak ve geliştirmek ancak nitelikli çocuk kitaplarıyla mümkündür. 
“Bir doktorun ‘Affedersiniz, hastanıza yanlış tanı koymuşum’  ya da bir eczacının ‘Affedersiniz hastanıza yanlış ilâç vermişim’ deme lüksü yoktur. Çocuk yazarının da hiçbir zaman ‘Affedersiniz’ deme hakkı yoktur.”  Bu sözler, usta yazar Muzaffer İzgü’ye ait. Çocuklar için öyküler, masallar, romanlar, şiirler; kısacası yazınsal metinler üreten yazarların çok dikkatli ve sorumlu biçimde hareket etmesi gerekir. Çünkü geriye dönüp “affedersiniz” diyemez çocuk yazarı.
Bu yazıda, çocuklar için oluşturulan yazınsal yapıtlar arasında en önemli türlerden biri olan“çocuk şiiri” üzerinde durmak istiyorum.
İnsanlığın en eski sanatlarından şiir; var olmanın anlamını duyumsatan, derin sezgilerden süzülüp gelen, insanın duygu evreninin yansımalarını taşıyan, sonsuz bir yaratım sürecidir. Şiir aynı zamanda, imgeleri var eden bir üst dille kurulan ve bu dille farklı mekân-zaman ve düş dünyalarına açılmamızı gerçekleştiren olağanüstü bir anlam senfonisidir. Çocuk şiirleri de bu bağlamda, çocuğun duygusal-estetik gelişimini sağlayan, iç yaşantılarının zenginliğini oluşturan temel unsurlardan biri olarak düşünülebilir. Çocuğun incecik bir duyarlılıkla dünyayı anlamlandırmasını sağlayan şiirler, yazınsal dilde yansıtılan yaşam öğelerini içinde taşır. Nitelikli şiirler, çocuğun duygu, düşünce ve güzellik evrenini sürekli genişletir ve beğenilerini yükseltir. Dolayısıyla; şiir sanatı,  duygu ve estetik eğitiminin vazgeçilmez araçlarından biridir.
Çocuk şiirinin ne olduğu ve nasıl olması gerektiği son zamanlarda sık sık gündeme gelen bir konudur. Kuru, didaktik bir söylemle, yalnızca ölçülü ve uyaklı dizelerle, tekerleme tadında oluşturulan metinlerin ‘manzume’ düzeyinde kaldığı; ‘şiir’ olamadığı da bir gerçektir.
Birçok eleştirmen ve yazar tarafından benimsenen, “çocuk şiiri, çocuğun dünyasından gelen duygularla, o dünyadan beslenen anlayış ve kavrayış gücüyle oluşturulmalıdır.” şeklindeki görüşe katılmamak olanaksız. Bu bakış açısıyla yazılan şiir, okuma ve dinleme yoluyla çocuğa geri döndüğünde onun dünyasını zenginleştirir ve yaşamındaki anlamları çoğaltır. Tam bu noktada o çocuk şiirinin yazınsal bir değer taşıdığından söz etmek mümkün olabilir. Çocuğa “içeriden” bakabilmek, bir çocuğunki gibi incecik bir sesle, onun dünyasına seslenebilmek büyük önem taşımaktadır.
Şairlerin çoğunun buluştukları birçok ortak imge de yer alır çocuk şiirlerinde: Rüzgârda özgürce uçan bir uçurtma, denizin dalgaları, sesi, tuzu; suda yüzen kâğıttan gemiler;  her an şekil değiştiren bulutlar, sapanın vurduğu bir kuşun ardında kalan tüy, horoz ya da elma şekerinin tükenmeyen tadı… Çiçeklerin kokusu, rengi; karın, sisin büyüsü; kayalar, kuşlar, balık pulları; ay dedenin ışıltıları, yıldızlardan dökülen gizem; ağacın yeşili, gülün dikeni, güneşin sarı saçları; yedi renge ayrılan yaramaz ışığın oyunları, salıncakla gökyüzüne dokunmanın ürpertisi… Masallardan şiire düşen imgeler;  doğayı, yaşamı çocuk bakışıyla yorumlama ve sorgulama; toplumsal duyarlıklı şairlerin dizelerinde yoksul çocuklar ve annelerinin gözyaşları…  
Kısacası,  yaşamın bütün renkleri, tatları, gizemi ve hüznü bir araya gelir çocuk şiirlerinde. Gerçekler ve düşler bir arada yürür bu çocuksu şiir yolculuğunda.
Bu yolculuk açık uçlu, bitmeyen bir serüvendir…
Çocuklar var oldukça sürecek bir şiir yolculuğu…

Birkaç çocuk şiiri dizesiyle şimdilik hoşça kalın diyorum:
 “Başı ağrıyınca gökdelenlerin / eğilip alamazlar / eczaneden bir kutu aspirin /  
 işte sis o zaman iner kente(Akgün Akova)

“Deniz çocuk olur/ küçülür/ kıyısında akşamın./ İçinde/ çocuk balıklar uyur./ Deniz/ mavi saçlı ablası/ bütün çocukların” (Süreyya Berfe)

“Bir bilseniz ne yaptım, /Yıldızlarla tanıştım./Birkaçını toplayıp / Saçlarıma taç yaptım. / Gökkuşağından ipim, / Hoplar zıplar dururum. / Nasıl olur demeyin, / Çünkü ben bir çocuğum.” (Tezcan Özbey)


Çocuk düşlerimiz hiç tükenmesin. Sevgiyle kalın…


Hülya Soyşekerci


hulyasoysekerci@yahoo.com

0 yorum:

İzleyiciler

Blog Arşivi